Kısırlıkta Kadın Yaşının Etkisi
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

 

Kısırlıkta Kadın Yaşının Etkisi

Kısırlıkta Kadın Yaşının Etkisi

Günümüz şartlarında kadınlar artık eskisi gibi erkenden çocuk yapma taraftarı değildir. Gerek hayat şartları, gerek kariyer planlamarı ile annelik yaşı ertelenmeye başlamıştır.

Gebeliği ertelemenin nedenleri arasında;

  • Kariyer planları,
  • Maddi olarak kendini güvenceye alma,
  • Erkekten bağımsız yaşama hakkı,
  • Anneliğe hazır olma,
  • Eğitim ve öğrenim süresi

Gibi etkenlerle anne olmak ve aile kurmak planları ileri bir tarihe ertelenmektedir.  Burada önemli olan husus, kadının hamilelik için yaşın en önemli faktör olduğunu bilmesidir. En uygun doğurganlık yaşı esasında 18-24 arası olmakla birlikte 35 yaşına kadar gebelik sağlanabilir. 35 yaşından sonra doğurganlık yetileri ciddi bir şekilde düşüşe geçer. Hamilelik yaşı ileri tarihlere ertelendiğinde, kısırlık sorunlarında artış olmaktadır. Gebeliğin sağlanması zorlaşmakta, hamilelik sağlansa dahi düşük gibi riskler artmaktadır.

İLERİ YAŞ ve DOĞURGANLIK

Fertilite, tıbbi anlamda kadınlar için doğurganlık yetisini ifade eder. Aynı şekilde, fertilite erkekle için de gebe bırakılma bile anlamına eştir.

Biyolojik sebeplerden ötürü, yaşın ilerlemesine bağlı olarak gebelik şansı düşer. 30 altında her ay hamile kalabilme oranı %20’lerde seyrederken, 40 yaş ve üzerinde bu oran %5 ya da daha az oranlara düşebilmektedir.

Tüp bebek tedavileri de dahil, yardımcı üreme yöntemlerinde de başarıya ulaşma şansı aynı şekilde düşer. İleri yaş gebeliklerinde hamileliğin düşükle sonuçlanması ya da anomali riski artar.

Doğurganlık yetisinin azalma sebepleri ise; genel sağlık durumu, yumurtlama işlevleri, yumurtalık rezervlerinin azalması, yumurta kalitesinin düşmesi ile doğru orantılıdır.

Bu doğal sebeplerin dışında 40 yaşına kadar, kadınlar için doğurganlığı kötü yönde etkileyebilecek enfeksiyonlar, dış gebelik, appendisit, endometriosis ya da cerrahi müdahaleler yaşanabilmektedir.

Bebek sahibi olmak isteyen adaylarda kısırlık için yapılan tetkitler, 1 sene boyuncu korunmasız ve düzenli bulunanan cinsel ilişkiye rağmen hamilelik sağlanamıyor ise başlanır. Ancak yaşı ilerlemiş anne adaylarında bu tetkitlere başlamak için 6 ay beklenir.

İleri Yaş ve Erkek Fertilitesi

Yaşın ilerlemesi daha çok kadınları etkilese de erkekleri de belirli bir oranda etkileyen faktördür. Andropoz, erkeklerde yaşanan ancak menopoz dönemi gibi yaşanmayan bir süreçtir.  Erkeklerde, seksüel işlevler ve hamilelik oluşturma (fertilite) yetisinde yaş alma ile beraber değişiklikler meydana gelir.

Andropoz döneminde erkeklerde yaş alma ile beraber, testisler küçülebilir ve yumuşar. Spermlerin şekilleri ve hareketliliği azalabilir. Ancak bu değişikliklere rağmen bebek sahibi olma yetilerini yitirmezler. Bu açıdan kadınlardan daha şanslıdırlar.

Genellikle andropoz dönemi ve yaş alma ile birlikte testosteron adı verilen erkeklik hormonu seviyesinde bir düşüş yaşanabilir. Bu durum da libido denilen cinsel arzunun düşmesine yol açabilir.

Fakat; erkeklerin birçoğunda özel bir sağlık sorunu bulunmuyor ise, yaşlanma ile beraber cinsel hayat belirgin bir sekteye uğramaz. Gebelik sağlama yetisi azalsa da kaybolmaz.

Yaşın İlerlemesi ve Kadın Yumurtalıklarındaki Değişiklikler

Hipotalamus ve hipofiz gibi beyinde yer alan yapılar, yumurtlamayı ve adet düzenini yönetirler. Bunun için de FSH ve LH gibi hormonlar salgılarlar. Genellikle kadınların büyük bir kısmı, ilk adet gördükleri zamanda yumurtalıklarında toplam 300.000 yumurta hücresi bulunur.

Tek yumurta hücresi her adet döneminde olgunlaşır. Gebelik oluşturmak üzere atılır. Bu yumurta hücresi, 500-1000 yumurta arasından seçilerek gelişmeye başlar. Geriye kalmış olan yumurtalar ise kendi kendilerine ve sebebi tam olarak açıklanamayan faktörlerle yok olur (apoptozis).

Menopoz sürecine girmeye hazırlanan bir kadında, yumurtalıklarında sadece  birkaç bin yumurta hücresi bulunur. Bu yumurta hücreleri ise çoğunlukla FSH ve LH hormonlarına arzu edildiği şekilde cevap vermezler. Bu sebeple beyindeki yapılar, kontrolü ele almak adına bu hormonların seviyelerini kanda arttırılar.

FHS seviyesine adetin 3. günü bakılır. Bu düzeylerde yükseklik saptanması, yumurta hücresinin kalitesiz olabileceğini gösterebilir.

FSH ve LH’ a azalan yumurtalık cevabı ile birlikte, Yumurtalıklardan salgılanan östrojen ve progesteron hormonlarının da seviyeleri düşmesi, FSH ve LH’a azalan yumurtalık yanıtı ile ilişkilidir. Adetler arasındaki süre azalabilir ve yumurtlama oluşmayabilir. Bu şekilde adetlerde sekmeler oluşabilir.

Yaşın İlerlemesi ve Yumurta Hücresinde Olan Değişiklikler

Yaşının ilerlemesiyle birlikte “yumurta kalitesi” nde bir düşme gözlemlenir. Bu durum, sperm tarafından döllenme yetisinin düşmesine yol açar.  Bu yumurtalar döllense dahi anomoli ya da düşük riski taşır.

Anne Yaşı                Down Sendromu                    Toplam Kromozomal

                                                                                            Anomali Riski

                                     Riski
20                     1/1667                                   1/526

25                     1/1250                                   1/476

30                     1/952                                          1/385

35                     1/378                                  1/192

40                     1/106                                                 1/66

41                     1/82                                          1/53

42                     1/63                                      1/42

43                     1/49                                     1/33

44                   1/38                                           1/26

45                   1/30                                               1/21

46                   1/23                                               1/16

47                 1/18                                             1/13

48                 1/14                                              1/10

49               1/11                                                1/8

Genetik sorunları olan adaylarda, yumurtanın döllenmesi, döllense dahi büyüme ve gelişme şansı oldukça zordur. Bundan dolayı da 40 yaşın üzerinde düşük yapmak oldukça beklenen bir durumdur.

Yaşla Birlikte Artan Düşük Yapma RİSKİ

Anne Yaşı (yıl) Kendiliğinden Düşük (%)

15 – 19                                 19 9,9

20 – 24                                   9,5

25 – 29                                  10

30 – 34                               11,7

35 – 39                             17,7

40 – 44                        33,8

45 ve üstü                    53,2

Yaşı ilerlemiş olan kadınlarda, genç kadınların yumurta hücreleri kullanılarak uygulanan tüp bebek tedavilerindeki (oosit bağışı)elde edilen başarı oranlarının, genç kadınlarınki ile benzer oranlarda olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum da, yaşı ilerlemiş kadınların hami kalmasının önündeki en büyük handikapın yumurta hücrelerinde zaman içinde meydana gelen sorunların olduğunu göstermektedir.

Yaşın ilerlemesi ve bu sebeple yumurta kalitesinde ortaya çıkan bu bozulma, önlenebilir bir durum değildir. 

Yaşın İlerlemesi ve Yardımcı Üreme Yöntemleri

Yaşı ilerlemiş bir aday, şayet ki hamile kalma isterse yapılacak ilk şey hamilelik oluştuğunda meydana gelebilecek tıbbi problemlerin araştırılmasıdır.

Bir kadın, 6 – 12 aylık süre içinde hamilelik elde edememiş ise, kendi alanında uzman ve deneyimli bir jinekolog tarafından muayene edilmelidir. Ön testlerin yapılma süresi 1-2 ay olmaktadır. Ardından ise, tedaviye başlanır.

Rutin testlerle beraber,belirli adet dönemlerinde uygulanan FSH, LH ve östradiol (E2) ölçümleri, yumurtalıkların durumu hususunda önemli ipuçları verir.  Alınan neticeler, kadının teavide başarı elde edebilme oranı ile ilgili bilgiler sağlar.

Tedaviye karşın netice alamayan yaşı ilerlemiş infertil kadınlar için çeşitli alternatifler mevcuttur. Bunlardan bir tanesi, yurtdışındaki çeşitli merkezlerden genç kadınlara ait yumurtalıkların alınmasıdır. Ancak bu uygulama Türkiye’de yasal olmamakla beraber evlat edinme de bir çözüm olarak düşünülebilir.

İLERİ YAŞ VE HAMİLELİK

Yaşı ilerlemiş olan kadınlarda kısırlık ile alakalı sorunlar artarken, gebelik sağlansa dahi çeşitli risklerle karşı karşıya kalınacaktır. Bu sorunların ortaya çıkma riski 35 yaşından sonra gözle görülür bir biçimde artmaktadır.

Bütün insanlarda yaşın ilerlemesi ile birlikte çeşitli hastalıkların meydana gelme riskinde de artış olur. Bu hastalıklar içerisinde en mühimleri şeker hastalığı ve yüksek tansiyondur.

Şeker Hastalığı- Diyabet

Çoğunlukla yaşın ilerlemesi beraber şeker hastalığı için risk de artar. Özellikle “tip 2 diyabet” denilen hastalık, hamilelik için çeşitli riskleri de beraberinde taşır. Diyabetik anne adayları “preeklampsi” ismi verilen hamilelik zehirlenmesi sorunu bakımından şeker hastası olmayanlara göre daha fazla risk grubundadır.

Gene, bu anne adaylarında hamileliğin düşük ile sonlanması, erken doğum, plasenta sorunları ve ölü doğumlar, normal gebeliklerden daha fazla yaşanır.

Hamilelik öncesi şeker hastalığı bulunmayan yaşı ilerlemiş kadınlarda ise gestasyonel diyabet ismi verilen, hamileliğe bağlı şeker hastalığı görülme riski fazladır. Bu anne adayları hamilelik takibi sırasında kan şekerlerini sık sık kontrol ettirmelidir.

Gestasyonel diyabet saptandığında ise bir beslenme düzeni ile kontrol altına alınmalıdır. %15’lik bir oranda ise insülin tedavisi yapmak gerekebilir. Doğurma sonrasında bu sorun kendiliğinden düzelebilir. Oldukça nadir bir şekilde gebelikten sonra da devam edebilir.

Yüksek Tansiyon – Hipertansiyon

Yaşın ilerlemesi ile birlikte tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi artar bir diğer risk, yüksek tansiyondur.Hamilelik öncesi mevcut olan ya da hamilelik döneminde meydana gelen yüksek tansiyon; ani bebek ölümü, plasentanın erken ayrılması (ablasyo plasenta) gibi anne adayı ve bebek hayatını tehlikeye atacak risklere sebep olur.

Yine yüksek tansiyonda; preeklampsi/eklampsi görülme sıklığı ve bu sebeple ile kalıcı hasara yol açan sinir sistemi sorunları artar.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte kanser de dahil olmak üzere pek çok sistemik hastalığın yaşanma riski artar. Bu durumlar, hamilelik dönemini zora sokabilir.

Yaşın İlerlemesi ve Gebelik Riskleri

Çoğul Gebelik:

Çoğul gebelik, risk olarak görülür. Bunun sebebi, anne adayı ve bebekler için riskli durumlar oluşturmasıdır. Anne adayının yaşı ilerledikçe çoğul gebelik riski de artar.

Düşük:

Hamileliklerin düşükle sonuçlanmasının en mühim sebebi “kromozomal anomaliler” dir. Bu anomolilerin görülme yaygınlığı ise yaşın ilerlemesi ile birlikte artar. Bu risk yaklaşık olarak 4 kat fazladır.

Anomali: 

Yaşın ilerlemesi ile birlikte özellikle down sendromu başta olmak üzere kromozomal anomali risklerinde artış gözlemlenir. Genetik olmayan anomolilerin görülme sıklığında artış olmaz.

Dış gebelik:

Yaşın ilerlemesiyle fark edilmiş ya da edilmemiş pelvik enfeksiyon geçirme riski fazladır.  Her enfeksiyon, tüplerde belirli bir hasara yol açar.  Bu sebeple tüplerin hareket etme yetilerinin azalması dolayısıyla yaşı ilerlemiş anne adaylarında dış gebelik riski fazladır.

Plasental problemler:

Yaşın ilerlemesi ile beraber plasenta previa riski artar. Bu sebeple de hamilelik ve doğum ardından kanama riski çoğalır.

Erken doğum:

Gelişme geriliğine yol açan faktörler erken doğuma da sebep olabilir. İleri yaştaki kadınlarda bu risk daha fazladır.

Sezaryen:

Yaşı ilerleyen anne adaylarında komplikasyonlar daha yaygın şekilde görülür. Sezaryen operasyonlarına bu yaş gruplarında daha fazla ihtiyaç duyulur.

Yaşı İlerlemiş Anne Adaylarına Öneriler

  • Yüksek tansiyon ve diyabet gibi problemleriniz mevcut ise, gebe kalmadan önce bu sorunların kontrol altına alınmasını sağlayın.
  • Fazla kilolarınız mevcut ise, uygun bir kiloya düşmeniz gerekmektedir. İleri yaş ve obezite sorunları hamileliği riske atabilir.
  • Hamilelik planları ile beraber folik asit takviyesi yapmalısınız. Folik asit, bebekte ortaya çıkabilecek anomoli risklerini azaltacaktır.
  • Kesinlikle ve kesinlikle perinataloloji adı verilen yani yüksek riskli gebelikler alanında tecrübeli bir jinekolog tarafından gebeliğinizin takip edilmesi gerekir.

İleri yaş, beraberinde birçok riski de taşısa, anne olmak bilinçli olmayı gerektiren bir durumdur. Bu sebeple 20 yaşa göre geç anne olan adaylar daha bilinçli ve daha olgun olacaktır. 

Yorumlar

Bir yorum yazınız