Menopoz Nedir?
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

Menopoz Nedir?

Menopoz Nedir?

Menopoz ne analama gelir, kimlerde görülür?

Menopoz kelimesi, kadınların adet düzeninin artık sona ermesidir.Menopozun kesin olarak gerçekleştğini söylemeyebilmek için 1 sene boyunca hiç adet görülmemesi gerekir. Menopoz, 48 ile 52 yaşlar arasında görülür. Tütkiye’de ise genellikle 45 yaşında menopoz dönemi başlar. 45-55 yaşları da normal kabul edilir. Menopozun adet görülen ilk yaş ile, yaşanılan yerin coğrafyası ve mevsimi ile, evli ya da bekar olma ile ilgisi yoktur. Erken menopoz ise, 35 yaşından önce menopoza girmek demektir. Menopoza 55 yaşından sonra girmek de krahim kanseri için risk faktörü sayılmaktadır. Bu sebeple menopoza erken veya geç girmek sağlık açısından faydalı değildir.

Menopoz bir hastalık gibi algılanmamalı. Doğal bir süreçtir. Kadının menopoza girmesi, kadınlığının bittiği anlamına gelmez. Bu dönemde doğum kontrol zorunluluğu olmadsan cinsel hayatlarına devam edebilirler.

Menopoz, yumurtalık işlevlerinin artık sona erdiğinin göstergesidir. Bu da üreme yetisinin artık olmadığını gösterir. Menopozdan önceki 2-6 yıla premenopoz dönemi yani menopoza hazırlık dönemi, sonraki 2-6 yıllık döneme de postmenopoz dönemi denir. Premenopoz döneminde: östrojen hormon üretimi artık yumurtalıklar tarafından daha az üretilir. Bu sebeple de iki problem karşımıza çıkar:

1- Adet bozuklukları: Adet kanamaları miktar olarak değişir. Kanamalar daha az ya da daha çok olabilir. Adet araları uzabilir. Kanamalar artık düzensiz gelmeye başlayabilir. Çok nadir kadında kanama bir anda kesilir.

2- Östrojen hormon üretiminin azalması ile ilgili olarak vazomotor semptom ismi verilen çeşitli sorunlar meydana gelebilir. Bu belirtilerin ne derece yoğun olduğu menopoza girecek olan kadının sosyal ve kültürel durumuyla, karakteriyle oldukça yakından ilgilidir.

Bazı kadınlar bu semptomları oldukça yoğun yaşarken, bazı kadınlar ise bu semptomları daha hafif yaşamaktadır. Bu noktada kadının statüsü, karakteri bu semtomlar üzerinde etkili olur. Kadın, kendini menopoza hazırlar, bu durumun bilincinde olursa dönemi daha rahat yaşayabilir.

Menopoz Dönemi Belirtileri:

  • Ateş basması,
  • Gece terlemeleri,
  • Uykusuzluk,
  • Sinirlilik,
  • Endişe,
  • Hafızada yavaşlama,
  • Unutkanlık,
  • Konsantrasyon kaybı,
  • Çarpıntı,
  • Baş ağrısı
  • Libidoda azalma.

Kadınların bazıları bu semptomları oldukça büyütürken, bazıları da bu dönemi kabul edip semptomları daha az yaşamaktadır.  Kadınlar, menopoz dönemine girdikleri zamandan sonra bir daha kadın hastalıkları ile ilgili sorunlarla karışlaşmayacağını düşünüp, doktora gitmemektedir. Ancak menopoz kadının hayatı için bir başka dönüm noktasıdır.  Azalan hormonlar sebebiyle erken belirtiler kendini gösterirken, menopozun geç dönemlerinde hasta yaşamını oldukça olumsuz etkileyebilecek semptomlar da görülebilir. Menopozdan 5 yıl kadar sonra atrofi ortaya çıkabilir. Atrofi, en bariz vajinada görülür. Atrofi neticesi vajinada daralma meydana gelebilir. Vajinanın mukazası bu dönemde azaldığı için kayganlığı da azalır. Bu sebeple cinsel hayat zorlaşabilir. Gene atrofiye bağlı deride kırışıklıklar oluşabilir.  Menopoz döneminden yaklaşık on sene sonra kalp hastalıkları riskinde bir artış söz konusu olur. Bunun yanında osteoporoz yani kemik erimesi belirtileri başlar. Metabolizmanın yavaşlaması sebebiyle menopoz döneminden sonra kadınlar genellikle kilo alır.  Bunun dışında menopoz döneminde meme hastalıklarında da bir artış meydana gelir.

Kadınlar bu sorunlardan korunmak adına düzenli olarak kontrollerini yaptırmayı ihmal etmemelidir.

Yumurtlama süreci nasıl olur?

Dünyaya gelen kız çocukları, belli bir yumurtalık rezervi ile doğarlar. Bu yumurtalar, ergenlik dönemine dek uyuma sürecindedirler. Bir adet döngüsü, genellikle 28 gün sürer. 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırı olarak kabul edilir.  Adet kanaması yaklaşık olarak 4 gün sürer. ve 1 ile 7 gün arası normalin alt ve üst sınırları olarak adet kanamasında kabul edilir. Adet döneminde yaklaşık olarak 20 ile 80 mililitre arasında bir oranda kan kaybedilir.

Adet döngüsü ergenlik çağından, yumurtalıklarda olgunlaşabilecek yumurta hücrelerinin tamamiyle bittiği menopoz dönemine kadar sürer. Adet döngüsü, hamilelik döneminde ve emzirmenin yaşandığı sürenin büyük bölümünde geçici olarak durur.

Yumurtalar hangi yaşta azalmaya başlar?

Yumurtalar 40’lı yaşlardan sonra ciddi oranda azalır. Bu nedenle de, yumurtaların salgıladığı östrojen adı verilen hormon da azalmaya başlar. Menopoz dönemi ardından hiç yumurta kalmaz. Bu sebeple östrojen de oldukça azalır. Ancak östrojen azalsa da asla tamamen bitmez. Çünkü vücudun yumurtalıklar haricinde de özellikle yağ dokusundan ve böbrek üstü bezlerinden de oldukça az miktarda östrojen salgılsı yapılır. Ancan bu miktar adet olmaya yetecek kadar değildir.

Ateş basması neden yaşanır?

Menopoz dönemi ardından salgılanan östrojen oldukça azalır. Bu sebeple de ateş basması ve terleme belirtileri kendini göstermeye başlar. Bu iki belirti bazı kadınlarda o kadar çok rahatsız edicidir ki, bu sorunun düzelmesi için doktora başvururlar.Bunun dışında devamlı ateş ve terin soğuk algınlığı riskini de arttırdığı bilinmektedir.

Menopoz döneminde ateş basması ve terle beraber uyku sorunları, gerginlikler, depresyon ve mutsuzluk hali, ciltte kuruma ve yaşlanma belirtisi görülebilir.

Östrojen eksikliğinin yol açtığı durumlar

Östrojenin az salgılanması osteoporoz adı verilen kemik erimesi sorununa sebep olur. Buna tedbir amaçlı kadınlara 40 yaşından sonra kalsiyum taksviye yapmak gerekebilir. Kalsiyum tablet şeklinde takviye edilebilir. Bunun sebebi de süt ve süt içeren besinlerin bu yaşlardan sonra kolesterolü kötü etkileme riskidir.

Menopoz ardından yaşanan önemli sorunlardan bir diğeri de kalp ve damar hastalıkları olmaktadır. Kadınlarda kalp ve damar hastalıkları menopoz dönemine girilmeden daha az görülür.

Alzheimer hastalığı ya da erken bunama şeklinde tabir edilen hastalık,  kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın şekilde görülür. Buna sebep olan faktöründe menopoz ardından yaşanan östrojen olduğu hakkında çalışmalar bulunur. Östrojen tedavisinin, bu hastalığı önlemek için oldukça önemli olduğu bildirilmiştir.

Menopoz dönemi bilinenin aksine cinsel hayatı sekteye uğratmaz. Tek problem, menopoz sebebiyle östrojen azalmasına bağlı olarak vajinada kuruma ve incelmedir. Bu sorunlar, çeşitli yöntemlerle giderilebilir.

Menopoz belirtileri nelerdir?

  • Adet kesilmesi,
  • ateş basması,
  • aşırı terleme
  • kemiklerde erime başlangıcı,
  • uykusuzluklar,
  • psikolojik problemler,
  • cinsel problemler,
  • İdrar sık sık çıkma,
  • idrar sırasında zorlanma,
  • idrar kaçırma

gibi belirtiler menopoz döneminde kendini belli eder. Bu belirtiler her kadında görülmez. Bunun yanında bütün belirtilerden yalnızca birkaçı da görülebilir.

Menopoz yaşı geciktirilebilir mi?

  • Sıfır beden ya da obez olmak menopoz dönemine daha meyilli yapabilir. Uygun kilonuza gelin.
  • Stres erken menopoza sokabilir.Stresten olabildiğince uzak durun.
  • Sigara kullanma alışkanlığınız var ise mutlaka bırakın.
  • Spor yapın.
  • Oksijen radikali emme potansiyeli fazla antioksidan besinleri tüketmeye özen gösterin.
  • Balık, ceviz, taze fındık, kabak çekirdeği, brokoli, lahana, karnabahar, domates, biber, havuç, mürdüm eriği, nar, üzüm, çilek, karpuz, işlenmemiş tahıl ve ürünleri, yeşil çay ve taze greyfurt suyu tüketmeye ayrı bir özen gösterin.
  • Beslenme düzeninizi oluşturun.
  • Kalsiyumdan zengin olan besinlere sofralarınızda her gün yer verin.
  • Güneşlenmek D vitamini almak için önemlidir. Güneşlenin.

Menopozda beslenme

Menopoz ardından yaşanacak dönemi oldukça rahat ve sağlıklı bir şekilde geçirmek isteyenler, beslenmelerine dikkat etmelidir.  Sizi aç bırakacak yetersiz diyetlerden uzak durun. Sağlık ve besleyici bir beslenme düzeni ile ideal kilonuza ulaşmaya çalışın. Çok zayıf olmak da çok kilolu olmak kadar zararlıdır. Aşırı zayıflık, kemik erimesi riskini arttırır.

  • Süt ürünleri ve kırmızı eti olabildiğince azaltın.

Çok protein almak, böbrek taşı, gut ve yüksek kan basıncının yanında kalp hastalıkları ile de ilişkilidir.Proteinli gıdalarda fosfor fazla oranda bulunur. Fosforun fazla olması da kalsiyum kaybı anlamına gelir. Bu etkenler kemik erimesi için risktir. Beyaz et ve balık tüketmeye özen gösterin.

  • Şekerli gıdalardan uzak durun.

Kan şekeri, sağlıklı bir menopoz dönemi için oldukça mühimdir. Karbonhidratlar ve şeker kan şekerini arttırır. Bu sebeple uygun gıdaları tercih ederek sık sık ama az yiyin.

  • Balık yemeyi ihmal etmeyin.

Omega -3 ve omega -6 yağ asitlerinin ideal dengede temin edilmesi, kalp riskinin azalması için oldukça önemli rol oynar. Bunun dışında kolestrolün kontrol altında tutulması için oldukça önemlidir.  Kan şekeri kontrol eder ve menopoz dönemi belirtilerini minimuma indirir. Bu sebeple de haftada iki kere balık tüketmeye özen gösteriniz.

  • Tuz kullanmamaya dikkat edin.

Gıdalardan fazla sodyum almak, kalp damar hastalıkları riskini arttırmakla kalmaz, idrarla kalsiyum kayıplarını da çoğaltarak kemik erimesine yani osteoropoza temel oluşturur. Gıdalarınızdaki tuz miktarının azaltmak, içinde tuz olan hazır ürünlerden kaçınmak gerekir.

  • Çay, kahve, alkol ve kola gibi içecekleri minimuma indirin.

Bu gibi içecekler yerine yeşil çay gibi bitkisel içecekleri tercih edin. Kafein, menopoz döneminde görülen uykusuzluk, gerginlik ve sinirlilik halinin artmasına yol açar.  Alkol de kalsiyum emilimini kötü etkiler. Bu sebeple bu içeceklerden uzak durulmalıdır.

  • Bol bol su için

Ateş basması ve vajinal kuruluk gibi sorunların azalması için günde 8 bardak su içmek oldukça faydalıdır. Su içmek, yavaşlayan metabolizma için de kilo kontrolü sağlayacak, böbreklerin çalışmasına yardımcı olacaktır.

  • Bitkisel östrojenler tüketin.

Östrojenin doğal kaynağı soyadır. Etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır ancak soyanın yoğun olarak tüketildiği ülkelerde menopoz belirtilerinin oldukça az yaşandığı bilinmektedir. Bunun dışında soya, kolestrol düşürücü ve kansere karşı koruyucu bir etkiye de sahiptir. Soya fasulyesi, soya filizi, soya sütü, soya yağı, soya eti ve tofu menopoz döneminde tüketebilir. Bunun dışında bitkisel östrojen kaynakları olara:kurubaklagiller, elma, havuç, kuru üzüm, sarımsak, domates de sayılabilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız