Önceki Başarısız Tüp Bebek Uygulamaları
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

Önceki Başarısız Tüp Bebek Uygulamaları

Önceki Başarısız Tüp Bebek Uygulamaları

Tüp bebek, zor tedavi yöntemleri değildir. Ancak adaylar için oldukça stresli geçebilen bir süreçtir.  İlk tüp bebek denemesinde başarısız olma riski elbette ki var. Başarısızlıkta pes edilmemeli, sebebin modern teknoloji ile araştırılması ve sorunun saptanması gerekir. Bunun akabinde çözümün yine modern teknolojinin uygulanması ile başarıya ulaşmak mümkündür.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları, klasik olarak en az 3 tüp bebek denemesinde, iyi kalitedeki embriyonun transfer edilmesine karşın hamilelik sağlanamaması ya da toplam 10 ya da daha fazla sayıda embriyonun transfer edilmesine rağmen hamilelik sağlanamaması durumudur. Fakat günümüz için embriyo transfer stratejileri değişmiştir. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda şayet tek embriyo transferi gerçekleştiriliyorsa, toplam 4 başarısız tüp bebek tedavisi ya da iki adet embriyo transferi prensibi uygulandığında 2 tane iyi kalitede blastosist transferi gerçekleşmiş 2’den fazla başarısız tüp bebek denemesi, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olarak geçer.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığının nedenleri

Hamileliğin oluşmasını sağlayan mekanizmalar tek bir parametre ile açıklanamayacak kadar komplikedir. Kısırlık sorunundan mustarip adaylar daha geniş bir bakış açısıyla incelenmeli ve yeni bir denemeye başlamadan önce başarıya ulaşamama sebepleri detaylı şekilde araştırılmalıdır.

Birincil sebepler:

  • Hamilelik sağlayacak olan embriyonun bozulmuş genetik yapısı,
  • Yumurta gelişimi esnasında uygulanan ilaç protokollerinin yanlış olması,
  • Embriyonun geliştiği kültür ortamlarının yetersiz olması,
  • Embriyo dış zarının kalınlaşması gibi sebepler tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarına yol açabilir.

İkincil sebepler:

  • Rahim iç duvarını (Endometrium) etkileyen rahim bozuklukları,
  • Rahim içinde embriyonun tutunmasının önünde engel teşkik eden polip, myom,
  • Geçirilmiş enfeksiyonlar ya da küretaj kaynaklı yapışıklıklar,
  • Embriyonun rahim içinde tutunmasını ve büyümesini engelleyebilen pıhtılaşma işlev bozuklukları,
  • Anne adayında genetik ya da sonradan meydana gelen immunolojik (savunma mekanizmaları) bozukluklar, iyi kalitede de olsa gelişen embriyonun tutunmasını ve gelişmesini engelleyebilir.

Üçüncül sebepler:

  • Bebek sahibi olmakta zorluk yaşayan anne adaylarında sıklıkla gelişebilen endometriosis hastalığı (çikolata kistleri),
  • Tüplerde daha önceden geçirilmiş enfeksiyon ya da geçirilmiş karın içi müdahaleleri ardından yaygın bir şekilde meydana gelebilen hidrosalpenks, yani tüplerin tıkanıp şişmesi özellikle tedavi edilebilir sebepler içerisindedir.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları durumlarında yapılması gerekenler

Bu duruma yol açabilecek çok çeşitli sebepler olduğu için, çift geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmalı ve o  şekilde araştırılmalıdır.

İlk olarak anne ve baba adayının hamilelik oluşumuna engel teşkil edebilecek genetik ya da sistemik hastalıklarının olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle;

  • kromozom analizleri,
  • genetik pıhtılaşma faktörleri,
  • immunolojik araştırmaları yapılmalıdır.

Şayet adaylardan herhangi birinde kromozomal sorun mevcut ise tüp bebek tedavisi ardından sağlanan embriyolara, transfer için seçilmeden önce, preimplantasyon genetik tarama testleri uygulanmalıdır. Bu test sonucunda seçilen normal yapıya sahip embriyolar anne adayının rahmine transfer edilmelidir. Embriyo kalitesinin yükseltilmesinde, uygun stimulasyon protokollerinin tercihi, iyi kalitede bir yumurta elde etmedeki en mühim noktadır. Kaliteli sperm tercihi için, yüksek mikroskopik büyütme tekniği olan IMSI yönteminin uygulanması da elde edilen embriyo kalitesine olumlu şekilde yansıyacaktır.

Rahim içi bozuklukların önceden saptanması histeroskopi ya da laparoskopi gibi işlemlerle bu gibi sorunların düzeltilmesi yeni bir tüp bebek tedavisine başlanmadan yapılması gereken tedavilerin başında gelmektedir. Embriyonun gelişimine yardım edecek uygun ortamı yaratmadan uygulanacak tedavilerde embriyo, ne kadar iyi kalitede gelişirse gelişsin hamilelik sağlanamayacaktır.

Tekrarlayan tüp bebek tedavisinde kullanılan bazı yöntemler şunlardır:

Assisted Hatching (destekli yuvalama): İyi kalitede embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesine karşın tekrarlayan denemelerde hamilelik sağlanamayan, rahim içi zarına tutunma bozukluğu olan kişilere uygulanan diğer bir yöntem de assisted hatching ismi verilen yöntemdir. Laboratuvar koşullarında ivmeyle bölünen hücrelerden meydana gelen embriyolar, “zona pellucida” ismi verilen ince bir zar ile kaplıdır. Embriyoların rahim içi zarına tutunabilmesi adına bu zarın erimesi ve kaybolması gerekir. Assisted hatching şeklinde isimlendirilen bu yöntemde mekanik, kimyasal tekniklerle ya da lazer uygulanarak zona pellucida tabakası eritilir ya da inceltilir. Bu şekilde embriyoların rahim içi zarına tutunması gerçekleştirilmeye çalışılır. Çeşitli bilimsel araştırmalarda özellikle dondurulmuş embriyoların çözülmesinin ardından yapılan tedavilerde, çözülen embriyolarda bu zarın kalınlaşması ile tutunmasını güçleştirdiği ortaya konmaktadır. 35 yaş üzerinde, iyi kalitedeki embriyolara karşın hamilelik sağlayamayan adaylarda ve dondurulmuş embriyolarla uygulanan transferler öncesinde bu yöntemden yararlanmak tavsiye edilir.

PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı): Tüp bebek tedavisinde transferi yapılacak olan embriyoların genetik açıdan normal olup olmadığı araştırılabilir. Preimplantasyon genetik tanı (PGT) şeklinde geçen bu yöntemde embriyolar anne adayının rahmine transfer edilmeden önce kromozomlar açısından incelenmektedir. Preimplantasyon genetik tanının hedefi kromozomal anormallikler bakımından en az riskli olan embriyoların tercihinin gerçekleştirilmesidir. Yaşı ilerlemiş olan anne adaylarında, daha önce tekrarlayan başarısız tüp bebek denemesi olanlarda ve geçmişinde Down Sendrom gibi genetik bozukluk saptanan gebelik geçmişi olan kadınlarda bu yöntem uygulanabilir. Bunun yanında şiddetli sperm faktörü olan ve genetik hastalık riski olay adaylarda da sağlıklı bir hamilelik sağlanması adına preimplantasyon genetik tanı uygulanmalıdır.

Embriyo Glue (embriyo yapıştırıcısı): Embriyo glue embriyoların transferi aşamasında uygulanan içinde “hyaluronan” ismi verilen madde barındıran bir kültür ortamıdır. Hyaluronan içeren kültür ortamını, hücreler arası bağlantıyı sağlamlaştırır ve yeni damar oluşumunu sağladığı ortaya atılmaktadır. Bu sayede de transfer ardından embriyonun rahimiçi zarına (endometrium) tutunma şansının artabileceği düşünülür. Fakat hala daha embriyo glue uygulamasının, klasik tüp bebek tedavilerinde gebelik oranlarını artırdığını kanıtlayan yeterli sayıda bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple de embriyo glue yalnızca yaşı ilerlemiş olan, embriyo kalitesi iyi olmayan ve daha önce tüp bebek denemesinde başarıya ulaşamamış anne adaylarında uygulanmalıdır.

Magnetik Sperm Seçimi (sperm mıknatısı): Bütün kısır adaylar ele alındığında erkek faktörü kaynaklı kısırlık, ortalama olarak %50 kısırlığa sebep olan etken olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan sperm analizlerinde sperm sayısının yeterli olmaması; oligospermi, hareket kapasitelerinin azlığı; astenospermi ve şekil bozuklukları; teratospermi erkek kaynaklı kısırlığa sebep olan faktörlerdir. Günümüzde spermlerde normal mikroskoplarla saptanamayan farklı bozuklukların da olduğunu da bilinmektedir. Dölleme kapasitesi düşük sperm hücrelerini mikroenjeksiyonda kullanmamak adına Magnetic Activated Cell Sorter (MACS) ismi verilen bir uygulamaya başvurulur. Bu teknoloji mikroenjeksiyon yapılacak erkek kaynaklı kısırlık durumlarında umut vaad eder ancak bunun için çalışmalar henüz tamamlanamamıştır.

Ko-Kültür: Tüp bebek tedavisinde uygulanan, hakkında en fazla tartışılan konulardan biri de kültür ortamında embriyolarının gelişimini desteklemek için”besleyici hücreler”in uygulanmasıdır. Kullanılan besleyici hücrelerin çeşitleri laboratuvarlar arası değişkenlik gösterir. Ko-kültür yönteminde çok farklı çeşitte hayvan ve doku türleri oldukça başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Ko-kültürlerin (besleyici hücrelerin) kullanımı ile embriyo kalitesinin yükseltiği kanıtlanmıştır. Fakat aynı şekilde embriyo kalitesinde ve gebelik oranlarında herhangi bir artışa yol açmadığını ortaya koyan çalışmalar da mevcuttur. Genel anlamda ko-kültür, tüp bebek tedavisi başarı oranlarını yükseltir, denilebilecek bir aşamada değildir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız