Psikolojik Destek & Süreç Koçluğu
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

 

Psikolojik Destek & Süreç Koçluğu

Psikolojik Destek & Süreç Koçluğu

Koçluk kelime anlamına baktığımızda yaşamda karşılaşılan zorluklarda, alanında çalışmalar yapmış kişi ve kişiler tarafından desteklenerek baş etme yöntemleri geliştirebilmektir. Bir yol uzman yol arkadaşı olarak endişe, kaygı ve korkuyu en aza indirgeyebilme yöntemleri geliştirebilmektir.

Tüp Bebek Koçluğu, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu dönemdeki kaygı ve endişelerinin farkında olarak bunların etkilerini azaltma ve onları motive etme yönünde hem bir eğitimci, hem bir tüp bebek hemşiresi ve koordinatörü, hem gelişim uzmanı, hem de bir koç olarak desteklemeyi hedefleyen bir süreçtir.

Ümitle ve heyecanla başladığınız tüp bebek tedavisi bütün titizlik, detaylar ve bilimsel girişimlere rağmen olumsuz mu sonuçlandı? Bu mümkün, çünkü her şey yerli yerinde olsa da gebelik olmama ihtimali vardır. Bu ihtimalin olması diğer ihtimalin gerçekleşmeyeceğini göstermez, önemli olan deneyimlerimizin ışığında geleceğimize odaklanarak çaba, güven ve ümit ile devam etmek, vazgeçmemektir.

Unutmayalım ki “vazgeçmek için her zaman çok erken”

Araştırmalara göre, bedenin üzerinde duyguların etkisi kalıcı olarak 3 ay civarında etkili oluyor. Çünkü vücuttaki hücreler kendilerini 3 aylık bir dönemde yeniliyorlar. Bu süreçte değişirken, hücrelerin ve kromozomların kodlarının kendini kopyalaması sırasında duygusal kodlar çok etkin rol oynuyor. Dolayısıyla stres ve “Ben anne olamam” duygusunun bedeninizin üzerindeki etkilerini hayal edebiliyor musunuz?

Zaten bu etkiler de laboratuvar ortamında ölçülmüş. Yaklaşık % 33-40 aralığında başarıyı düşürüyor. Stresli kadınlar, hormon iğnesi bile olsalar, her 3 yumurtalarından 1 tanesini kaybedebiliyor. Embriyolarının yerleşme safhasında 5 embriyodan 1 tanesini kaybediyorlar. Zaten laboratuvar ortamında embriyo oluşturma aşamasında da kayıplar yaşanabiliyor. O yüzden, duygularımızı bilinçaltımızı özenle programlamalıyız.

Tedavide sonuçlar negatifse nasıl yaklaşılması gerekir?

Sonucunun negatif oluşu, tüp bebek tedavisinde ele alınacak başka bir boyut olarak karşımıza çıkmaktadır. Negatifle sonuçlanan tedavilerde kadınlar kendilerini umutla başlayan ve adetlerinin gelmesiyle birlikte hayal kırıklığıyla sonlanan duygusal bir çember içerisinde bulabilir. Özellikle birkaç kez tekrarlanan negatifler, çiftler için kayıp duygusunun tekrar tekrar yaşanması, kayıpla gelen travma ve yas süreci, infertil (kısır) olduğunu tekrar anımsama ve bununla beraber gelen yetersizlik duygularıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu durum da kişinin kendilik imajı ve özgüveninin büyük ölçüde zedelenmesine neden olabilmektedir.

Tedavinin farklı aşamalarında ya da negatif sonuçlarda eşlerde, kadınlarda daha fazla olmak üzere, genel ilgi kaybı, ağlama, öfke nöbetleri, iştah kaybı ya da iştahın artışı, uykusuzluk, fazla uyuma, cinsel ilgi kaybı gibi depresyon belirtileri görülebilir. Kadınlar hamile ya da çocuklu çiftler gördüklerinde kendi “başarısızlık”larını hatırlayarak kıskançlık ve kızgınlık gibi duyguları hissedebilirler. Erkekler ise çoğu zaman tedavi kapsamında çoğu işlemin kadına uygulanıyor olması sebebiyle kendilerini sürece dahil olan değil, izleyen kişi olarak görürler ve sürece müdahale edememe olgusu bireyde yoğun bir yetersizlik ve suçluluk duygusuna sebep olabilir.

İnfertilite Tedavisinde Depresyonun Belirtileri ve Baş Etme Önerileri

Depresyonun belirtileri ve baş etme önerileri, infertilite tedavisi ve bu süreçte yaşanan zorluklarla ve kayıplarla mücadele etmeye çalışırken bazen depresyon dönemlerinden geçebilirsiniz. Yoğun bir şekilde kaygı, üzüntü, suçluluk, öfke, utanç, ümitsizlik, eksiklik, anlamsızlık, boşluk duyguları hissedebilirsiniz. Etrafınızdakiler bir an evvel toparlanmanızı isterler. Hayat devam ediyordur fakat siz dışında kalmış gibisinizdir. Gündelik hayatınıza dönseniz de acınız içinizde bir yerlerdedir. Hiçbir şeyden zevk almazsınız, uyku düzeniniz bozulur, iştahınız değişir. Tedavi olumsuz sonuçlandığında bir süre bu şekilde hissetmeniz doğaldır.

Fakat bu duygular hafiflemiyorsa, kimsenin sizi anlamadığını, hayatın bir anlamı kalmadığını düşünüyorsanız, çocuk isteğinizden ve bunun geçekleşmemesinin acısından başka bir şey hissetmiyor, gelecekten hiçbir şey beklemiyorsanız, uykusuzluk ya da hep uyuma isteği, iştah değişiklikleri ve gerilim tipi ağrılardan şikâyetçiyseniz ve bu durum birkaç aydır sürüyorsa psikolojik yardım almanız gerekebilir.

İNFERTİLİTEYE GENEL BAKIŞ

Kısırlık istenilmeyen bir durumdur. Doğada çiftlerin %15-%20 gibi bir çoğunluğu bu durumla karşılaşmaktadır. Bu durum, bırakın başkalarına anlatmayı kendilerine dahi ifade etmekte zorlandıkları bir durumdur. Ülkemiz gibi ataerkil toplumlar, çiftleri çok ağır tablolarla karşı karşıya bırakmaktadır. Son 20 yıldır tüp bebek tedavileri ve teknikleri çok umutsuz olan çiftlere özlemlerinin gerçekleşmesinde büyük kapılar açmaktadır

“ÇOCUK SAHİBİ OLAMAM” DÜŞÜNCESİNİN SÜRECİ

  • İnkar,
  • Başka hekimlere başvurma,
  • İnternet ve yazılı basını tarama,
  • Yakın çevre görüşlerine başvurma,
  • Temeli tıbba dayanmayan uygulamalara başvurma,
  • Çoğunlukla çiftlerin ayrılması.

İNFERTİLİTE SÜRECİNDE KADININ YAŞADIKLARI

  • Gerginlik,
  • Öfke – kızgınlık – inkar,
  • Saldırganlık,
  • Depresyon,
  • Kabullenmeme,
  • Ağlama nöbetleri,
  • Kaygılar ve korkular,
  • Çoğunlukla ağır travmatik tablolar.

İNFERTİLİTE SÜRECİNDE ERKEĞİN YAŞADIKLARI

  • Şok
  • İnkar
  • Tedaviyi reddetme
  • Kabullenmeme
  • Kaygılar ve korkular
  • Çoğunlukla ağır travmatik tablolar

SONUÇ OLARAK BAKTIĞIMIZDA;

Bu bir süreç işidir, emek ve umut gerektirir, maddi manevi ve sosyal olarak yıpratıcıdır.
Uzun süre ait olamama duygusu yaşatır
Suç değildir, tek başına sorumluluk değildir
Zamansal bir süreç gerektirir
Çiftlerin bütünlüğünü koruyarak sağlık çerçevesi içinde psikolojik destek şarttır

CENTRUM KLİNİK UYGULAMALARI

Biz hastaları çift olarak değerlendirmeye alırız.

Görüşmeleri yüz yüze, telefon yada e-posta yoluyla gerçekleştiririz. Kaygıları kafa karışıklıklarını ve endişeleri, bir fanus içine hapsettikleri kendilerini farklı bakış açıları ile yeniden çerçeveleyerek planlamalar yaparız.

Tüp bebek sürecinin başlangıcından itibaren yalnız olmadıklarını bilmek, hissetmek ve yaşamak ister.

İçlerindeki kaotik durumu nereden başlayarak anlatacaklarını düşünmeden uygun ekip ve ekipmanlarla bilgilendirilmek ister.

Belirsizliklerin ortadan kaldırılmasını ve anlaşılmayı ister.

Gizlilik ister.

TÜP BEBEK SÜRECİNDE EN ÇOK HANGİ ALANDA PSİKOLOJİK DESTEK DUYULUR

  • Mükerrer negatif deneyimi yaşayanlar,
  • Yüksek derecede sosyal baskı duyanlar,
  • Geçmişte psikolojik travmalara sıklıkla maruz kalmış olanlar,
  • Açıklanamayan infertil grubuna girenler,
  • Ben anne olamam duygusunu yaşayan kadınlar,
  • Kendi içlerinde sosyokültürel faklılıklar yaşayan çiftler

HEDEF NEDİR?

Farklı psikolojik yaklaşımlar ve teknikler kullanarak STRES YÖNETİMİ, KAYGIYLA BAŞ ETME, OLUMLU DÜŞÜNME, ana başlıkları altında “süreci yönetmeyi” nasıl başaracakları ile ilgili çalışmalar yapmak
Çünkü, enerjimiz, güvenimiz ne kadar fazla olursa süreci her açıdan kolay atlatarak başarıya ulaşma olasılığımız artmış olur.

Yorumlar

Bir yorum yazınız