Rahim Ağzı Kanseri
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

 

Rahim Ağzı Kanseri

Rahim Ağzı Kanseri

HPV virüsü, rahim ağzı kanserine yol açabilen bir virüstür.  300’ den HPV tipi ömevcuttur. HPV virüsünün 100’ den fazla tipi rahim ağzı kanseri ve siğile sebep olur. 10 kişiden 1’ i HPV virüsüne sahiptir.

HPV, genellikle oldukça sinsi bir hastalıktır. Belirti vermez. HPV’nin kapıldığı genellikle fark edilmez. Kondom kullanmak bu virüse karşı tam anlamıyla bir koruma sağlamaz. Bulaşması ise çoğunlukla cinsel temasladır. İnsanda en yaygın karşılaşılan 4 tipi vardır.  HPV 6 ve 11 dış genital bölge ve anüs bölgesinde siğillere, 16 ve 18 rahim ağzı bölgesinde kansere sebep olur. Tanısı ise çoğunlukla rahim ağzından elde edilen bir sürüntü örneğinin genetikte aratırılmasıyla konur. Bu sayede eğer kişide bu virüs mevcut ise saptanabilir. HPV’ nin bulaşması için yalnızca temas da yeterli olmaktadır. Tam bir ilişkide bulunulmadan yakalanmak mümkündür.

HPV’ nin sebep olduğu rahim ağzı kanseri, dünya çağında kadınlarda en yaygın olarak karşılaşılan 2. kanserdir. Rahim ağzı kanseri dolayısıyla her iki dakikada bir, bir kişi hayatını kaybetmektedir.

HPV rahim ağzı kanserinin dışında,

  • kanser öncesi lezyonlara,
  • dış genital bölge kanserlerine,
  • vajina kanserine baş-boyun bölgesindeki kanserlere de yol açabilir.

Genital siğillerin tedavisi ağrılı ve acılı olabilir. Sıklıkla tekrarlamak gerekebilir. HPV’ nin yol açtığı kanserlere, kanser öncesi lezyonlara ve genital siğillere karşı bir aşı geliştirilmiştir. Cinsel açıdan aktif kadınların senede bir defa düzenli olarak pap smear testi yaptırması erken tanı için çok önemlidir. Rahim ağzı kanserine dönüşmeden bu test sayesinde lezyonların saptanması mümkün olur. Bu lezyonlar tedavi edilerek kansere dönüşmesi önlenir. Bu sebeple de vajinal smear testi sayesinde ölümcül riskler azaltılır. Rahim ağzı kanseri için geliştirilen aşılar günümüzde yaygın şekilde kullanılır.  oldukça Genel olarak bakirelere uygulanır, koldan yapılır, herhangi bir yan etkisi yoktur, 3 doz şeklinde yapılır. En nihayetinde bu ölümcül virüs, smeat testi ile erkenden tanınabilir ve tedavi edilebilir.

Human Papilloma Virus nedir?

Virüsler bakterilerden daha küçük infeksiyon nedenidir. Tedavi ise bakteriler de olduğu kadar başarılı değildir.  HPV (Human Papilloma Virus) toplum arasında üreme organlarında siğile sebep olması ile bilinir. Bu virüsün özellikle yapılan son çalışmalarla insan sağlığı için oldukça ciddi etkilere sahip olduğu saptanmıştır. Günümüzde 100’den fazla tipi olduğu saptananan bu virüs hakkında çalışmalar halen sürdürülmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri nedir?

Rahim ağzı kanseri, ölümcül bir kanser türüdür. Kadın üreme organlarından rahmin hazneye açılan serviskte gelişir. Oldukça ölümcül olmasına rağmen erken tanı ile tedavi edilebilir.  Kansere yol açan lezyonları ve ara evreleri olması sebebiyle, bu aşamalarda saptanırsa hayati riskler en aza indirilebilir. Rahim ağzı kanserine her sene 500.000’den fazla kadın yakalanır. Her yıl 250.000 kadın bu sorun sebebiyle hayata gözlerini kapar.

Rahim Ağzı Kanserinin teşhis ve tedavisi nedir?

Kansere sebep olmadan, erken dönemde teşhis edilmesi pap-smear testiyle yapılır. Bundan dolayı da kadınlar her sene pap-smear testi yaptırmalıdır. Bazı ülkelerde bu testi yaptırmak yasal olarak zorunludur. Bu erken kanser öncülü lezyonların cerrahi tedavileri başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

HPV nasıl bulaşmaktadır?

HPV çoğunlukla cinsel temas ile bulaşır. Partnerlerden birisinde olan virüs kişide bir hastalığa sebep olmazken, kadınlarda cinsel organlarda siğillere ve rahim ağzının, dış genital bölge ve üreme yollarının (vulva,vajen) kanser ve kansere dönüşebilen hastalıklara sebep olabilir. HPV virüsü bulaştığı zaman ortalama olarak  %90 kişide 2 senede vücuttan atılır.  fakat geri kalan %10’luk kişide zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir.

Riski az olan HPV çeşitleri genital siğillerin oluşmasına sebep olurlar. Bu siğiller iyi huylu olabilir fakat HPV tip 6 ve 11 genital siğillerin %90’nıına yol açar.

Kadın üreme yorganlarının kanserlerine yol açan risk açısından oldukça yüksek olan HPV tipleri, cinsel temasla bulaştıktan sonra kansere dönüşebilir. Özellikle HPV tip 16 ve 18, rahim ağzı kanserlerine sebep olabilir.

Bu virüs başka hastalıklara yol açar mı?

HPV kaynaklı başka kanser çeşitleri ve sorunlar da mevcuttur. Anneden çocuğa geçen HPV, solunum yoluna ait problemlere ve siğillere yol açabilir.  Yalnızca genital siğiller, her sene 30 milyon kadında ortaya çıkar.  Bunun dışında anüs, penis, vajina, vulva ve baş-boyun, parmak kanserleri için de HPV kaynaklık eder.

Rahim ağzı kanseri için risk grubundaki kişiler kimlerdir?

Rahim ağzı kanseri ortaya çıkma yaygınlığı, ileri yaştaki kadınlarda daha fazladır. Fakat bu yaygınlık kanserin kendini gösterip belirti vermeye başladığı zamandır. Hastalık o ana kadar zaten varolup, engellenebilirken, saptanaması sebebiyle kansere dönüşmüştür. Bu hastalığın gelişmesi oldukça uzun yıllar alabilir.

HPV ‘den korunma yolları nelerdir?

HPV virüsünden uzak durmak için tek eşlilik önemlidir. Bunun yanında cinsel ilişkide korunma ihmal edilmemelidir.

Virus için geliştirilen koruyucu aşılar da virüs için alınabilecek tedbirlerdendir.

Bu aşının koruyuculuğu ne kadardır?

Dünyada ve Türkiye’de şu anda uygulanan 2 HPV aşısı mevcuttur. İkili ve dörtlü aşı olarak geçerler. Dörtlü aşı HPV’nin rahim ağzı kanserine en fazla sebebp olan iki tipi (Tip 16 ve 18) ve genital siğillere sebep olan iki tipi (6 ve 11) karşısında koruma sağlar.

Aşı ne zaman yapılmalı?

Yapılan ilk araştırma ve çalışmalarla HPV virüs aşısı 9-25 yaş arası gençlere yapılırken, günümüzde üst yaş sınırı kalkmıştır.  Erken yaşta yapılmasına özen gösterilmesinin sebebi ise, bu yaşlarda bağışıklık sisteminin daha güçlü olması ve  ilerde bu virüse yakalanmadan en erken şekilde önlem almaktır.

Aşı yapılmadan önce test yapılıyor mu?

Bu aşı, herhangi bir teste ihtiyaç duyulmadan yapılabilir.

Aşılar tedavi sağlar mı?

Aşıların koruyucu etkisi mevcuttur. Tedavi etmez. Tedavi, HPV’nin sebep olduğu tahribata yöneliktir.  Virüs, vücuttan tamamen atılamaz. Henüz bunun için bir tedavi geliştirilememiştir. Virüsü, hastanın kendi bağışıklık sistemi yenebilir. Bu konuda çalışmalar halen devam etmektedir.

Aşı yapıldıktan sonra da smear testi yaptırmaya gerek var mıdır?

Smear testleri ihmal edilmemeli. Aşı yapılsa dahi, düzenli olarak kontrollere gidilmelidir. Çünkü aşıdan önce virüs kapılmış olabilir. Bu sebeple virüs kansere dönüşebilir. Aşı koruma sağlamaz. Bunun dışında aşının kapsamadığı HPV tiplerine yakalanılabilir. Bu sebeple tedbir elden bırakılmamalıdır.

Rahim ağzı kanseri belirtileri nelerdir?

Rahim ağzı kanseri, belirti vermeyebilir. Kesin teşhis için biyopsi yapılması gerekir. Ancak, rahim ağzı kanseri ileri bir evrede ise, adet dönem arasında kanama, cinsel ilişki esnasında kanama, menopoz sonrası kanama, ağrılı cinsel ilişki, akıntının normalden fazla gelmesi ya da kasık ağrısı görülebilir. Ancak bu belirtiler başka bir hastalığın da öncüsü olabilir.  Bu belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Pap semar testi, 20 yaşından itibaren her sene düzenli olarak yapılmalıdır. Papsmear testi normal gözükmüyor ise kolposkopi ismi verilen yöntemle rahim ağzı araştırılır ve biyopsi alınabilir. Eğer, biyopside kanser öncüsü bir lezyon fark edilirse LEEP ismi verilen bir teknikle bu doku çıkartılır. Bunların dışında, kriyoterapi ya da lazer tedavisi uygulanabilir. Bu şekilde dokular çıkartılır.

Rahim ağzı kanserine işaret edebilecek belirtiler ise;

  • İlk evrelerinde hiçbir belirti vermez.
  • Çoğunlukla kanser ilerledikten sonra belirti ve bulgular vermeye başlar.
  • Düzenli adet kanamaları dışında kanama, anormal akıntı,
  • Cinsel ilişki ardından kanama,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı olması bu kanser türüne işaret edebilir.

Rahim Ağzı Kanseri İçin Risk Faktörleri

  • Çok eşlilik
  • Cinsel ilişkiye erken yaşlarda başlanması
  • Viral ve bakteriyal enfeksiyonlar
  • Çok sayıda doğum yapmak
  • Sigara kullanımı
  • C vitamini ve A vitamini eksikliği
  • Erkek partnerin sünnetsiz olması
  • Kişinin bağışıklık sisteminin baskılanması gibi durumlar, risk faktörlerini oluşturur.

Yorumlar

Bir yorum yazınız