Tüp Bebek Tedavisinde Embriyoloji ‘nin Önemi
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

 

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyoloji ‘nin Önemi

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyoloji ‘nin Önemi

Yumurtalıklar kadınlarda, yumurta hücrelerinin üretilmesi (gametogenezis) ve kadınlık hormonlarının (Östrojen, progesteron, androjen) üretilip ve salınmasında görevlidir. Yumurtlama, adet döngüsünün başlangıcından itibaren 13.-14. günlerde gerçekleşmekle beraber her 28 günde bir yumurtanın atılmasıyla tekrar edilir. Her ayda gelişmeye başlayan başlayan 7-12 follikülden biri olgun hale gelerek ovulasyonla atılır. Diğer foliküller bozulurlar. Cinsel olgunluk dönemine gelen genç bir kadında ortalama 500.000 olan yumurta hücreleri ilk adetle birlikte her ay ortalama 1000 olmak üzere tükenmeye başlar. Bu yumurta rezervinin tamamı tükenene kadar bir kadın ortalama 400-500 defa adet görür. Bu yumurta hücrelerinin bitmesiyle de menopoz adı verilen dönem başlar.

Tüp bebek tedavisinde yumurtalıklar uygun şekilde uyarılıp, yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan 35-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Hastanın yumurtalıklarından toplanan yumurtalar embriyoloji laboratuarına iletilir. Bu aşamadan itibaren embriyoloji laboratuarının deneyimi ve laboratuar şartlarının en iyi şartlarda olması çok önemidir.

Yumurtaların Değerlendirilmesi

Yumurtalar foliküller içerisinde gelişir ve yumurta toplama sırasında bu foliküller yıkanarak içlerindeki sıvı tüpler halinde laboratuara iletilir. Bu folikül sıvısı mikroskop altında gözlenerek yumurtalar özel besiyeri ortamlarına aktarılır. Toplanan yumurtaların etrafı kümülüs ve korona hücreleri ile çevrilidir. Bu yüzden yumurtaların değerlendirilmesi için bu hücrelerin uzaklaştırılması gerekmektedir. Özel bir işlemden geçtikten sonra yumurtalar çıplaklaştırılır ve olgunluk seviyeleri değerlendirilir. Bu işlemler titizlikle ve tecrübeli embriyologlar tarafından yapılmaktadır. Olgunluk seviyelerine göre yumurtalar GV, M1 ve M2 olarak sınıflandırılır. Olgun yumurtalar M2 olarak adlandırılır ve mikroenjeksiyon veya klasik IVF işlemi uygulanabilecek yumurtalar bunlardır. Yumurtaların olgun olması ile beraber kalitelerinin de iyi olması önemlidir. (resim) Bu işlemden sonra değerlendirilen yumurtalara mikroenjeksiyon yada klasik IVF yöntemi uygulanır.

Mikroenjeksiyon (ICSI) ve Klasik IVF Yöntemi

Mikroenjeksiyon işleminde bir tek sperm hücresi yumurta içine enjekte edilir. Klasik IVF’ yönteminde her yumurtanın çevresine yaklaşık 100,000 sperm bırakılarak döllenme sağlanır. Bu spermlerden sadece biri yumurta dış zarını geçerek yumurtaya girer ve döllenme sağlanır. Buna karşılık, mikroenjeksiyon işleminde yumurtanın içine seçilen tek bir sperm özel bir iğne yardımıyla enjekte edilir. Bu işlem özel bir mikroskop altında mikromanipulatör adı verilen özel alet ile yapılmaktadır. ICSI işlemin 1992 yılından beri uygulanmaya başlanmasıyla özellikle ciddi sperm problemi olan erkek hastalar için çığır açmıştır. Sperm sayısı 5 milyon/ml nin altında sperm sayısına sahip olan yada sperm kalitesi düşük olan hastaların çocuk sahibi olma şansları ciddi ölçüde artmış ve bu işlemler ile binlerce bebek dünyaya gelmiştir.

MikroEnjeksiyon işlemi kimlere uygulanmalıdır?

  • İleri düzey sperm sayı, hareket ve morfoloji bozukluğu olan hastalar: Sperm sayısı 5 milyon/ml den düşükse
  • Azoospermi görülen hastalarda : menide sperm görülmeyen hastalar. Cerrahi yöntemlerle (TESE, TESA, PESA, vb. ) sperm elde edildikten sonra mikroenjeksiyon işlemi uygulanabilir.
  • Daha önce klasik IVF yöntemi ile döllenme olmamış hastalarda.
  • Embriyolarına Pre-implantasyon genetik tanı (PGD) uygulanacak hastalar
  • Bazı seçilmiş hastalarda gebelik şansını arttırmak için (şansı az olan çiftler).

Embryo Transferi (ET)

Yumurtanın döllenmesinden sonra embriyo oluşumu gözlenir. Embriyoyu oluşturan hücreler (blastomer) bölünmeye başlar. Yumurta toplama işleminden sonra 3. Günde embriyolar 8 hücreli bir yapı halini alır. Daha sonra 5. Günde embriyolar blastokist adı verilen hücre sayılarının attığı ve daha sıkı halde olduğu evreye gelirler. Embriyo transferi genellikle yumurta toplamadan sonraki 3. Yada 5. Günde yapılır.

Blastokist Transferi (5. Gün Transferi)

Hastadan toplanan yumurta sayısı ile birlikte gelişen embriyoların gelişiminin iyi olması durumunda 5. Gün transferi (blastokist transferi) yapılabilir. Bundaki amaç çok sayıda olan embriyolardan en iyilerinin ve anne rahmine tutunabilme yeteneği en fazla olanların seçilmesidir. Yapılan araştırmalarda 5. Gün yapılan transferin daha fazla canlı gebelik oranıyla sonuçlandığı görülmüştür. Bununla birlikte her embriyo gelişimini devam ettiremeyebilir ve 5. Güne ulaşamaya bilir. Bu embriyolar elenecektir. Bu sebeple bu yöntem dikkatli şekilde seçilmiş hastalarda tercih edilmektedir.

Embryo transferi nasıl yapılmaktadır?

En çok tercih edilen yöntem, özel kateterler yardımıyla, rahim ağzı geçilerek, rahim iç tabakasına embriyo transferi yapmaktır. İşlem sırasında ultrasonografi yardımı ile embriyoların rahim iç tabakasına bırakıldığından emin olunur.

Tüm koşullar ve tedavi süreci iyi geçmiş olsa da gebelik şansı yaşa bağlı faktörler nedeniyle daha düşüktür. Bu nedenle ileri yaştaki hastalara birden fazla embriyo transferi yapılabilir. Transferi yapılmayacak olan embriyolar için dondurma işlemi (link: embryo dondurma ve saklama) uygulanabilir. Olası bir gebe kalamama durumunda tekrar transfer edilerek gebelik şansı arttırılabilir.

Yardımla Traşlama (Assisted Hatching – AHA)

Yumurta hücresi ve embriyonun etrafını zona pellucida adı verilen bir zar yapısı çevreler. Bu yapı embriyoyu ve bütünlüğünü korumakla beraber embriyonun gelişiminde ve beslenmesinde rol alır. Embriyo blastokist aşamasına geldiğinde bu zar çatlayıp delinerek embriyo anne rahmine tutunmaya hazır hale gelir. Bu olaya hatching adı verilir. Bazı durumlarda, embriyonun yapısına da bağlı olarak hatching olayının zorlaştığı ya da gerçekleşmediği düşünülmektedir.

Günümüz tüp bebek uygulamalarında, embriyo transferi öncesi embriyonun etrafında bulunan bu zar yapı çeşitli yöntemlerle inceltilerek yada tam olarak delinerek transfer sonrası embriyonun hatch olması için yardım edilir. Bu işleme assisted hatching adı verilir. Zona pellucida ya açılan bir delik, embriyonun doğal olarak buradan sıyrılıp anne rahmine tutunmasını kolaylaştırır. Böylece embriyonun tutunma şansı arttırılır. Bu işlem Ankarada bulunan tüp bebek merkezimizde güvenilir ve kullanışlı olduğu için özel bir lazer kullanılarak başarıyla yapılmaktadır. İmplantasyon başarısızlığı olan hastalarda uygulanan bir yöntemdir ve yapılan çalışmalar bu hastalarda gebelik oranlarını arttırdığını göstermiştir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız