Tüp Bebekte Ampirik Tedaviler
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

Tüp Bebekte Ampirik Tedaviler

Tüp Bebekte Ampirik Tedaviler

Ampirik tedavi nedir?

Tekrarlayan tüp bebek tedavilerinde hamileliği elde edememiş çiftler, alternatif tedavi yöntemlerine başvurmaktadır. Bu sebeple de etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamış tedavilere başvurulur. Bu tedavilere ampirik tedavi denilmektedir.

Çiftler umutsuzluğa kapıldığı zaman bu tarz tedavilere yönelmektedirler. Oysaki talep edilen uygulamaların başarısı kanıtlanmış değildir.

Olumsuz etkileri olduğu konusunda da pek fazla bilgi mevcut olmamaktadır. Bu tedavi yöntemlerine karşı araştırılmaların artmasını ve bir sonuca varılmasını bizlerde sizler gibi umut içinde beklemekteyiz.

Ampirik tedaviler nelerdir?

Embriyoların bir bölümünün 3. Günü transfer edip, bir kısmının ise bekletilip 5. veya 6. gün transfer edilmesi şeklidir. Daha çok son zamanlarda transfer edilebilir embriyo miktarına yasalar tarafından kısıtlama getirildiği için geçersiz bir yöntem olmuştur. Zaten kullanımda olduğu zamanlarda, anne adayları üzerinde herhangi bir yararına rastlanmamıştır.

  • Kan Sulandırıcı İlaçlar

Tüp bebek tedavileri aşamasında kan sulandırıcı ilaçların etkisi hakkında çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu tedavi sırasında düşük dozda aspirin kullanımı ile alakalı toplamda 5 araştırma yapılmıştır. Yapılan bu araştırmaların 3’ünde herhangi bir fayda tespit edilmemiştir. Ancak yapılan araştırmaların 2’sinde hamile kalma şansında bir artış olduğu tespit edilmiştir.

Bütün bu araştırmanın neticeleri ele alındığında meta analizde kan sulandırıcılar yani aspirin oldukça faydasız olarak kabul edilmiştir. Bundan dolayı da tüp bebek tedavilerinde aspirin kullanılmamaktadır. Aspirin kullanılmasının faydalı olmaması bir yana, zararlı olduğu düşünülerek kullanılması önerilmez. Aspirin, tüp bebek tedavisinin çeşitli aşamalarında kanama riskini arttırdığı için önerilmemiştir.

Heparin adı verilen sulandırıcı ise, cilt altına uygulanmaktadır. Heparin özellikle pıhtılaşma sorunun söz konusu olduğu durumlarda oldukça tavsiye edilen bir ilaçtır.

Antifosfolipid sendromuna sahip olan kadınlarda hamile kalma şansı daha düşüktür. Bunun dışında hamilelik sağlansa dahi gebeliğin düşme riski mevcuttur.

Antifosfolipid sendromu gebe kalmada zorluk çıkarma dışında tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarına da neden olabilir. Antifosfolipid sendromu olmayan kadınlarda heparin kullanılmasının herhangi bir faydası olmadığı açıkça bildirilmiştir.

  • Viagra

Viagra, rahim iç tabakasının istenilen kadar kalınlaşması durumlarında, rahme ulaşan kan akımının çoğalması düşüncesinden ortaya çıkarak vajinal olarak viagra tedavileri denenmiştir.

Ama viagra tedavisi sonucunda da herhangi bir fayda gözlenmemiştir. Rahim iç tabakasının kalınlaşmadığı durumlarda akla ilk gelen rahim içi yapışıklıklarıdır. Bu durumun düzeltilmesi için de histeroskopi uygulanmalıdır.

  • Co- culture ( Yapay rahim )

Bu yöntem ile tedaviye başlamadan önceki ay, yumurtlamanın ardından rahim içinden alınan bir parça, suni bir şekilde laboratuvar merkezinde hücre kültürü yapılarak geliştirilmesi sağlanır. Embriyolar, bu tabakanın üzerine koyulup, gelişmesi gözlemlenir. Yani onların gelişebileceği anne rahmine birebir yakınlıkta yapay ortam hazırlamaktır.

Co- culture, daha çok 1990’lı yılların ilk zamanlarında, embriyo kültür ortamlarının embriyoları ileri gelişim evrelerine desteklemedikleri için ortaya atılmış bir teknik olarak, bugün araştırma dışında çok fazla kullanılmamaktadır. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları bulunan eşlerde kullanılması ile elde edilen hamilelik oranlarında artış olduğunu gösteren bir çalışma bulunmaktadır. Bugüne dek, diğer araştırmacılar tarafından buna benzeyen neticeler belirtilmemiştir. Yapılan çalışmanın en önemli zayıf noktası ise, randomize olarak ifade edilen grupların rastgele seçilmemiş olmasıdır. Yapay rahim çalışmalarının popülaritesini kaybetmesindeki en önemli sebep, son zamanlarda kullanılan ve embriyo gelişimini 5. Veya 6. güne dek destekleyen ardışık kültür ortamlarının çıkmış olmasıdır. Bu ortamlarda Blastokist adımına giden embriyo oranı, yapay rahim uygulaması yapılanlardan farksızdır hatta ondan çok daha başarılıdır. Bu yüzden genel olarak pek tercih edilemeyen tedavi yöntemi olmaktadır.

  • Lenfosit Aşısı

Bu yöntemde babadan alınan kan içinden izole edilen lenfosit hücreleri annede cilt altına verilerek bağışıklık sistemi modifiye edilmektedir. Tekrarlayan gebelik kayıpları olan çiftlerde önerilmiş ancak bu grupta dahi etkinliği kanıtlanmamış bir tedavi yöntemidir ( Ober 1999). Tüp bebek başarısızlıkları olan çiftlerle ilgili tek bir çalışma yayınlanmış ve bu çalışmada sonuçların aşılamayı takip eden ilk 6 ay içinde tüp bebek yaptıran olgularda yükseldiği gösterilmiştir (Kling 2002). Ancak bu tedavinin de diğerleri gibi etkinliği iyi planlanmış çalışmalarda gösterilememiştir. Biz lenfosit aşısını hastaya maddi külfet getirmesinin yanı sıra hiçbir faydası olmadığından önermiyoruz.

  • Embriyo Yapıştırıcısı

Daha çok, yaşı ilerlemiş olan kadınlarda ve yinelenen tüp bebek başarısızlığı bulunan çiftlerde embriyo glue olarak ifade edilen yapıştırıcının kullanılması ile elde edilen hamilelik oranlarında artma olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu grup hastalarda kullanımını tavsiye edilmektedir. Ancak çiftlerin bunu bir mucize şeklinde düşünmemeleri gerekir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız