Tüpler İle İlgili Sorunlar – Bozukluklar
RANDEVU TALEP ET

Online Randevu Talebi

Centrum Klinik Online Randevu Talebi Sistemi

Tüpler İle İlgili Sorunlar – Bozukluklar

Tüpler İle İlgili Sorunlar – Bozukluklar

Kadında; tüpler ile ilgili sorunlar, tıkalı ya da hasar gören tüpler, rahim ağzı ile ilgili çeşitli sorunlar ve çikolata kistleri gebeliğin önündeki önemli engellerdendir.

Bebek sahibi olamayan adayların ortalama olarak yarısında anne adayına ait problemler sebebiyle gebelik sağlanamamakta. Yumurtanın kalitesinin iyi olmaması, yumurta rezervlerinin iyi olmaması, tüplerdeki tıkanıklık, endometriozis (çikolata kistleri) ve rahim bozukluğu gibi problemler kadın kısırlığının önemli sebepleri arasındadır.

Tüpleri tıkalı olan bir kadın anne olabilir mi?

Dış gebelik; embriyonun rahim dışında gelişmesi şeklinde ifade edilir. Dış gebelik öyküsü olan bir kadının yeniden dış gebelik yaşama riski yüzde 10’dur. Kadının hamilelik sağlayamama sebepleri içerisinde tüplerle ilgili problerler ilk sıralardadır. Kısırlık sebebiyle araştırma yapılan adaylarda, ultrason ve sperm tahlili normal sonuç vermiş ise, rahim filmi çekilmeli ve kanalların durumu değerlendirilmelidir. Özellikle birden fazla kürtaj, yaptırmı, sezaryen ile doğum yapmış, patlamış apandisit gibi karın içi operasyonları yaşamış kadınlarda tüplerde sorun olma riski fazla olmaktadır. Rahim filmi neticesinde tüplerden bir ya da ikisinde tıkanıklık mevcut olduğu görülmüşse, bir sonraki aşama laparoskopi ismi verilen bir yönteme başvurulur. Laparoskopi yöntemi:  genel anestezi altında uygulanan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir operasyondur. Şayet tüplerden biri açık diğeri kapalı ise aşılama tedavisi ile gebelik sağlanabilir. Kendiliğinden gebelik şansı düşük de olsa mevcuttur. Fakat yaşın ileri olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisine geçilebilir.

Rahimdeki şekil bozukluğu hamile kalmaya engel olur mu?

Kadınların %5’inde rahim şekil bozukluklarına doğuştan olarak rastlanabilir. Rahim gelişimi esnasında birleşmesi gereken 2 rahim boşluğu gelişimin çeşitli aşamalarında bozulabilir. Bu sebeple de bu boşluklar, tam ya da kısmen birleşmeyebilir veya tek taraftaki rahim gelişimini sürdürürken diğer taraf gelişmeyebilir. Doğuştan olabilen veya sonradan meydana gelen bu gibi rahim bozuklukları hamilelik sağlanamamasına, düşük ya da erken doğum risklerine yol açar. Muayene, ultrasonografi, rahim filmi (HSG) ve laparoskopi ardından kesin bir teşhis koyulabilir. Bu gibi sorun teşkil eden durumlarda yapılması gereken: hamileliğin gelişebileceği kalibrede bir rahim boluğu yaratmak için histeroskopi ve gerekirse laparoskopi uygulanmasıdır. Tansiyon problemi mevcut ise, kontrol altında tutulmalıdır. Bazı tansiyon ilaçları gebelikte kullanılır ise, bebek üzerinde ciddi hasarlara sebep olabilir.

Fallop Tüpleri:

Anatomik açıdan normal olan her kadında rahim ve yumurtalıklar arasında uzanan, ve spermin yumurta ile birleşerek döllenmenin yapıldığı ince tübüler yapılar olarak tanımlanır. Bu tüplerin her ikisinin de çeşitli nedenler dolayısı ile tıkanmış olması durumunda doğal yollarla hamilelik sağlanması imkansız olur. Tübal tıkanıklık kısırlığa yol açan en yaygın sebepler arasındadır.

Tüplerde Tıkanıklık sebepleri nelerdir?

Pelvik enfeksiyonlar:

Rahim yumurtalık ve tüpler gibi iç genital organları tutan karın içi enfeksiyonlar, Chlamydia, Gonorrhea, Tüberküloz vb. Pelvik enfeksiyonlar kişide ciddi rahatsızlıklara yol açmaz. Herhangi bir rahatsızlık vermediği için fark medilmeden apse oluşumuna kadar yol açabilir. Pelvik enfeksiyonlar; hem tüp-over (yumurtalık) ilişkisini bozar, hem de tüpte sıvı birikimine (hidrosalpinks) yol açar. Bu sebeple de tüp işlevleri bozulur. Patolojinin 2 taraflı olması durumunda kısırlık dahi söz konusu olabilir.

Geçirilmiş cerrahi operasyonlar:

Myomektomi, over kisti eksizyonu, barsak operasyonu gibi operasyonlar tüplerde tıkanıklığa yol açabilir.

Endometriozis:

Hastalığın yayılma durumuna göre göre tüp işlevlerinde bozulma, yumurtalık-tüp ilişkisinde bozulma meydana gelebilir.

Nasıl Teşhis Konur?

Histerosalpingografi(HSG):

Adet döneminin bitiminde, rahim ağzından opak bir madde verilir. Skopi altında rahim ve yumurtalıkların görüntülenir. Opak madde ile rahim boşluğunun normalliği, tüplerin kapalı ya da açık oluşu hakkın bilgi sahibi olunur.

HİSTEROSALPİNGOGRAFİ

  • Histerosalpingografi (HSG), rahim ağzını, rahim iç yapısını, tüplerin açık olup olmadığını hakkında bilgi veren bir röntgen filmi olarak tanımlanır.
  • HSG, çoğunlukla adet biter bitmez çekilir. Hamilelik olmaması ve film daha net çıkması sebebiyle adet bitiminde çekilmesi daha uygundur.
  • Adet döneminde ve vajinal-servikal enfeksiyon sebepli akıntı mevcut ise HSG çekilmez.
  • HSG, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ya da radyoloji uzmanı tarafından uygulanabilir. HSG işleminde sırt üstü uzanılır ve jinekolij muayene pozisyonu sağlanır. Rahim ağzından, histerograf adı verilen bir alet ile kontrast ilaç verilmesi ile film çekilir. Birkaç dakikada bu işlem tamamlanır.
  • Uygulama sırasında kullanılan ilaç sebebiyle rahim gerilmesi nedeniyle bir miktar ağrı meydana gelebilir.
  • HSG öncesinde önlem almak için ağrı kesici ve anti biyotik verilebilir.
  • HSG ardından oldukça nadir bir şekilde enfeksiyon ya da ilaca karşı alerjik reaksiyon oluşabilir.
  • HSG ardından istirahat etmek gerekmez.
  • Ateş ya da kasık ağrısı gibi sorunlar fark edildiğinde zaman kaybetmeden doktorunuza danışınız.
  • Hasta, HSG işlemi öncesinde, iyota karşı alerjisi, astım hastalığı, kalp kapak hastalığı, cinsel temasla bulaşan hastalığı, aktif genital akıntısı mevcut işe bunu doktoruyla paylaşmalıdır..
  • HSG ardından, 2 gün banyo yapmamak gerekir.
  • HSG ardından 2 gün cinsel ilişkide bulunmamak gerekir.
  • HSG ardından 2 gün vajinal tampon kullanmamak gerekir.
  • HSG teşhis koymak için kullanılan bir yöntemdir. Bunun dışında film çekilirken tüplerdeki hafif tıkaçlar açılır bu sebeple gebelik şansı artabilir.

HSG:

  • rahim ağzıdaki daralmayı, yapışıklığı,
  • rahim içerinideki polip– myom yapılarını,
  • yapışıklığı,
  • septumu (perdeyi),
  • rahimdeki şekil bozukluklarını: çift rahim, yarım rahim, üstü çökük rahim,
  • tüplerdeki daralmayı, kapalılığı, sıvı birikmesini, ortaya koyabilen bir yöntemdir.

Rahim içindeki yapışıklıklar:

  • geçirilmiş enfeksiyonlar,
  • myomektomi gibi operasyonlara,
  • küretaja bağlı meydana gelebilir. Bu yapışıklıklar adet kanamalarında azalmaya sebep olabilir. Gebe kalmayı zorlaştırırken, oluşan hamilelik sağlanırsa düşeğe yol açabilir.
  • Rahim içinde perde olması da aynı şekilde gebe kalmaya engel teşkil eder. Gebelik sağlansa dahi düşüğe yol açabilir.
  • Rahimdeki şekil bozuklukları düşüğe ya da erken doğuma yol açabilir.
  • Rahim ağzındaki darlık, yapışıklık gebe kalınmasının önündeki bariyerdir.
  • Tüplerin kapalı olması durumu da: yumurta ve spermin buluşmasına ve dolayısıyla döllenmeye engel olur. Bu sebeple de gebelik gerçekleşmez.
  • Tüplerde biriken sıvı ise; enfeksiyona ve gebeliğin rahim içine yerleşmesine engel teşkil edebilir.

Laparoskopi:

Tüplerin incelenmesi açısınan en güvenilir yöntemdir.  Bu uygulama esnasında vajinal yoldan bir sıvı verilir. Bu sıvı, rahim ve tüpleri geçtikten sonra batın içinde takip edilir. Tüplerin tıkalı olduğu hallerde ise bu geçişe izin verilmez. Bu teknik ile batın içerisinde kısırlığa yol açabilecek farklı patolojilerin de tespit edilebilir.

Salin infüzyon sonografisi (SİS):

Vajinal yoldan rahim ağzına sıvı verilir. Bu esnada ultrasonografi uygulanır.  sıvı verilerek aynı SİS esnasına rahim içine dolan sıvı ile, rahim iç duvarında yer kaplayan polip, myom gibi sorunların mevcudiyetinin değerlendirilmesi esas hedeftir.

Tedavisi mümkün müdür?

Tüplerde meydana gelen tıkanıklık, tüpün rahime yakın bölümünde (proksimal) ya da tüpün yumurtalığa yakın bölümünde (distal) oluşabilir. Proksimal tıkanıklıklarda; mikrocerrahi yöntemleri sayesinde %60-70 oranında başarı elde edilebilir. Bu hedefle tüp içerisinden kanülasyon uygulanır ve var olan tıkanıklık açılmaya çalışılır.

Tüp içerisinde sıvı birikimi (hidrosalpinks) mevcut ise; takipte bulgular gerilemediği saptanmış ise, bu sıvı embryo gelişimine olumsuz etkide bulunabilir. Bu sebeple laparoskopi veya açık cerrahi ile bu tüpün tamamen alınması gerekebilir.

Cerrahi ile tüp tıkanıklarının tamamen geri döndürülmesi genellikle mümkün olmaz. Bu sebeple çiftler, yardımcı üreme yöntemlerden yararlanabilirler.

Yorumlar

Bir yorum yazınız